...Hazan Makamı...

...Hazan Makamı...
Şüphesiz şiirin bir kısmında hikmet vardır.

...Fikir Sancısı...

...Fikir Sancısı...
Duyun bir yerlerde biri sözlerle vurulmuş.

...Tavan Arası...

...Tavan Arası...
Yolu Dünyadan Geçen Her Kelimenin Mekanı.

...Kitaba Dair...

...Kitaba Dair...
Okumalarımdan Arda Kalan ve Kitaplara Dair Her Şey.

Yıldız Tutulması

22 Ağustos 2010 Pazar


"Bir yıldızla konuştum adı SİTARE,Annesi gibi sevdim,Beşiğini salladım,Uyutamadım."


YILDIZ TUTULMASI

Bismihû...


Rahlesine geceyi koymuş bir yalnızın kalem sesi bu, siyaha küstürmesin okuduklarım, aç ellerini yıldızların oyun parkından gözlerini güldürecek hayaller getirdim. Vefanın sokağında düğün alayı kurmuşlar, yerlere saçılan anılardan sevgiler devşirdim geldim. Yetim bir çocuğun selamını getirdim, kayıp yıllarında çalan hüzün bestesinden gözlerine sürmeler çekmeye geldim, ağlama sakın, çocuk oyunları kurmaya geldim, içimdeki çocuğu avutamadım da, masallarından bir tutam uyku almaya geldim. Dinlersen eğer okuduklarımı, gecenin bestesini notasız çalmaya geldim.


Dilsiz bir mütercimim, aşkın sadrını yıkmaya geldim, tüm sesli harfleri bir bir yok olmuş alfabemi yeniden sökmeye geldim. Başımı dizlerine yaslayıp doyasıya ağlamaya geldim, aşka takılmış kirpiklerime gecenin karasından sürmeye geldim. Teselli hazretlerinin muskasını yeryüzünde unuttum, gözlerine bakıp huzur dolmaya geldim, dua için açılan ellerine ömrümün baharından çiçekler vermeye geldim. Sitem etmem, okuyamadığım satırların bilinmezliğine yanmaya geldim.


Sığındım sularına, dost diye inleyen bülbülün nidasıyla geldim. Çaldığın vefa bestesinin her notasına âmin demeye geldim. Gönlümde açan çiçekleri güldürdün ya, yollara döşenmiş taşlara aldırmam, bahar ülkesine varmanın düşüyle geldim. Kırgınlıklarımı satır aralarına sakladım, gözlerine aşina masalın büyüsü bozulmaz, külkedisinin düşüne gerçek katmaya geldim. Bak ellerimin dünyalık kirine, hayal âleminin sularında düşlerimi yıkamaya geldim. Saçlarıma yıldızlar dökülmüş, karanlık geceni yıldızlarla süslemeye geldim. Aşkın notasına basıyorum, duymuyor musun, bu dansı ruhuma lütfet diye geldim...

K.Saat
 



7 yorum:

pabuç dedi ki...

Bloğunuza kampanyamızın logusunu ve adresini eklerseniz çok seviniriz...Sizinde bu güzel adımda katkınız olsun lütfen...Bir çocuğa da siz yardım etmek isterseniz desteklerinizi bekliyoruz..Saygılar...Pabuç

http://1milyonkalem.blogspot.com/2010/08/editorden-1-okul-170-umut.html

23 Ağustos 2010 01:20
gereksiz adam dedi ki...

üzerimize alınabiliriz değil mi yani getirdiklerini kendimize maledebiliriz mi?

23 Ağustos 2010 13:20
K . Saat dedi ki...

:) Bir yıldız tutulmasına tutulursanız, getirdiklerimi sizde sahiplenebilirsiniz...

23 Ağustos 2010 14:38
Korhan dedi ki...

Sitare, Allah ın lütfu...

25 Ağustos 2010 02:00
K . Saat dedi ki...

Kıymet bilmek temennisi ile... (:
Teşekkürler Korhan yorumun için...

25 Ağustos 2010 02:06
Yavuz Arslan dedi ki...

ama senn de yorumlarımı hiç paylaşmıyon sanki kötü büşey demişim gibi ruh-i ceza :(

1 Eylül 2010 10:51
K . Saat dedi ki...

Yorumlarını yayınlıyorum ama sanırım yorum yaparken hata oluşuyor yoksa benim yayınlamadığım yorumun yok...
Ruhi ceza ne ola, onu da sen buldun galiba...

1 Eylül 2010 14:42

Yorum Gönder

Yorumunuzu esirgemediğiniz için teşekkürler... (:

 

2009 ·Ruz-i Ceza by Keziban Saat, Free Blogger Templates