...Hazan Makamı...

...Hazan Makamı...
Şüphesiz şiirin bir kısmında hikmet vardır.

...Fikir Sancısı...

...Fikir Sancısı...
Duyun bir yerlerde biri sözlerle vurulmuş.

...Tavan Arası...

...Tavan Arası...
Yolu Dünyadan Geçen Her Kelimenin Mekanı.

...Kitaba Dair...

...Kitaba Dair...
Okumalarımdan Arda Kalan ve Kitaplara Dair Her Şey.

Uyanış Muştusu!

8 Haziran 2010 Salı


UYANIŞ MUŞTUSU

"Filistin bir sınav kağıdı Her mü'min kulun önünde"
Cahit Zarifoğlu

Filistin çıkartmasının fatihleri yola çıktığından beri bir korku kuşu sol yanımda sekti durdu,ta ki zalim bir avcının kurşunu ile kalplerimiz kana bulanana dek.Seyir halindeki umutlarımıza insaniyetten uzak paranoyalar düştü. Gazzeli çocuklarımıza bayram neşesi yaşatacak hediyeler ile Gazze yolunda masumiyet, şımarık bir çocuğun kahkahasıyla vuruldu.İnanamadık oyuncak bebeklere doğrultulan silahlara, inanamadık La ilahe illallah'ın gölgesinde işlenen cinayetlere.Sağır olmak vardı, gözleri bağlı olmak vardı,kalpleri mühürlü olmak vardı...Yaşananlara kalpler dayanmadı.

Mavi Marmara, Akdeniz'de tarih yazarken, ülkemdeki beyzadaler, fildişi kulelerinde kalemle kalplerimizi oydu.Dayanmadı, çatladı sineler, dayanmadı çatladı gökler, bir tek dayanan vardı, merhametsiz yürekler... İstedik ki Gazze her gece ağlamasın, yağmurlara karışan gözyaşları, artık topraklarımızda hüzün çiçekleri açtırmasın. İstedik ki Gazze'deki dehşet ,sadece biten bir filmin hazin sonu kadar ağlatmasın. Nisa 75'in sinelerimizdeki ağırlığı dağılsın, Akdeniz'in şahit olduğu zulmet, insan olduğunu unutmayan bir avuç insanın merhamet gözyaşlarıyla aydınlığa kavuşsun.

Durmadı zulüm, durmadı işte akacak kan. Şehadet yemini içildi, sözünden dönmedi fatihler. Sözünden döndü de insanlık, sözünden dönmedi siyonizm, sözünden döndü de umutlu bekleyiş, sözünden dönmedi satılık bir avuç kof ruh.YaRab mahşerde bizi merhametinin gölgesinde haşret.

Çilesinden korktu kimileri bu zorlu yolculuğun, kimileride akacak kanın durmamasından. Gazze ölürken her sabah, diriliyordu yahudi locası, siyonist uşağı, kapitalizm sancısı her sabah yeniden.Yumduk gözlerimizi, sağır ettik çığlıklara soytarı ruhlarımızı, ellerimizi bağlamadılar ya, her gün besledik siyonist çocuğu...

Usanmadınız mı hala oyun oynamaktan, usanmadınız mı hala soytarıların açıklamalarından yılmaktan, usanmadınız mı hala bir atımlık kurşunu ile insanlığı vurmaya kalkan yahudinin alaycı bakışlarından, usanmadınız mı hala elleriniz ile ördüğünüz zulmün, yağmur olup sinelere düşmesinden.Evlatlarınızın yüzüne bakarken utanmadınız mı, Gazzeli çocuğa sırtınızı dönmüşken.Saygı duyarken bir yahudinin düşüncesine, utanmadınız mı kalplerimize bıraktığı fitne tohumları ile poz vermekten.Utanmadınız mı, adım adım kalpleri karartan açıklamalar yapmaktan, utanmadınız mı en ala yemekleri yerken, sofranızda Filistin sohbeti yapmaktan.Utanmadınız mı, tatil beldelerinde güneşlenirken, kalplerinizdeki güneş gözlükleri ile insanlığa sırıtmaktan.

Utanmadınız Gazzede insanlığı öldüren sözlerden, utanmadınız şehitlerimize mezar kazarken,utanmadınız kızarmayan yüzünüzden, UTANDINIZ yetim umutlarla HAK'kın sancağını taşıyan Mavi Marmara'dan. Gölge düşürdü şeref yoksunu arzularınıza, gölge düşürdü iç, dış piyasada pirim yapan yalakalıklarınıza, maskenizi düşürdü... İbrahim'in ateşine su taşıyan karıncanın yanında zelil düşürdü.

Tutmadı oyununuz, koptu kuklaların ipi, koptu sinelerin gaflet zinciri, çıldırdınız. Söz üstüne söz söyleyip, alçaldıkça alçaldınız.Selam durduk Muhammed'in ordusuna, selam durduk dünyalıklarımıza şahitlik eden meleklere. İman ettik El-Halim isminin sahibine ve yemin ettik Hak'kın sancağını Gazze'nin kalbine dikmeye.

Hayber Hayber Ya Yehud Ceyş-i Muhammed Seyeud.

K.Saat



4 yorum:

Emir dedi ki...

Ne yazık ki, ne yazık ki... Duygu yoksunu, Allah'ın her zaman kendilerine lütufta bulunduğu ve bu lütuflara her zaman hıyanette bulunan İsrail, İSrailoğulları adını yine lekeledi. Oysa ne müstesna bir isimdi kendilerine peygamberlerden kalan. Hiç durmayacaklar, vicdanen rahatsız olmayacaklar, bu zamana kadar ellerine bulaşan kanları hiç görmeden yine kana bulayacaklar, ta ki birileri onları durdurana kadar...

8 Haziran 2010 22:35
K . Saat dedi ki...

Bu zulümde bitecek inşaAllah...
Gözlerinin hayretle açılacağı bir azap gelecek.
Teşekkür ederim yorum bıraktığınız için.

9 Haziran 2010 09:25
Ahmet Cihat Kahraman dedi ki...

Ahenkli bir düşünce yorum. Kalemine kuvvet...

9 Haziran 2010 13:38
K . Saat dedi ki...

EyvAllah Cihat, teşekkür ederim...

9 Haziran 2010 13:53

Yorum Gönder

Yorumunuzu esirgemediğiniz için teşekkürler... (:

 

2009 ·Ruz-i Ceza by Keziban Saat, Free Blogger Templates